Flaş Nakliyat istanbul evden eve nakliyat hizmetini profesyonel bir şekilde sizlere sunmaktadır. istanbul evden eve nakliyat
Bugun...
Reklam
Reklam
MISIR


Erol KURUCU
erolkurucu@hotmail.com
 
 

Mısır kuzey  Afrika da 80 milliyon nüfusa sahip   büyük çoğunluğu Araplardan oluşan piramitleri,  ve Nil nehri ile ünlü bir ülkedir.1000 kilometre kare gibi  bir toprak bütünlüğüne sahiptir.

5000 yıllık bir  tarihi  sahip olup tarihi  geçmişi ile gizemli bir ülke konumundadır.

Mısır 1517 yılında yavuz sultan selim  döneminde  Ridaniye savaşı ile Osmanlı hakimiyetine geçmiş dört yüzyıl gibi uzun süre Osmanlı hakimiyetinde kalarak  1922 de bugünkü  devletin kuruluşu gerçekleşmiştir.

Kısada olsa mısır modernleşme ve demokratikleşme sürecinde etki eden Osmanlı paşaları Mehmet ali paşa ve Hıdiv İsmail paşadan söz etmeliyiz.

Napolyon’un 1789 da mısır a asker çıkarmasından sonra Osmanlı  imparatorluğu 1805 de Mehmet ali paşa vali olarak atanmıştır.ali paşa döneminde danışma meclisi oluşturulması ve kadınların iş hayatında erkeklerle birlikte çalışmasına izin verilmesi ve eğitim ve politik alanlarda reform hareketleri ali paşa dan sonraki Hıdiv İsmail paşa döneminde devam etmiştir.

Başkenti kahire olan mısır  dört ülkeye sınırı vardır.Libya,sudan,Filistin,İsrail’dir

 mısır  Osmanlı devletine bağlı iken 1882 yılında İngiliz etkisi altına girmiştir..1922 yılında tek taraflı bağımsızlığını ilan ederek monarşi bir yönetim benimseyerek 1.Fuat kral olarak tahta çıktı.

Monarşi ile yönetilen mısır aynı zamanda demokratikleşmesi ve modernleşmesi de  bu dönemde başladı.genel oy  hakkının verilmesi  ile   ilk seçimde Vaft partisi birinci parti olmuştur.liberal ve batıcı bir anlayışa sahipti olan Vafd partisinin bu tutumuna karşılık 1935 den sonra  milliyetçi ve İslamcı akımlar karşısında güç kaybederek  1938 dönemlerinde yapılan seçimlerde  halk tarafından gerekli ilgiyi göremedi.1935 den sonra Arap milliyetçiliği  planında hareket ederek  1940 yıllarda Arap birliğine öncülük etmiştir

Mısır  Arap –İsrail savaşında önemli rol oynayarak savaştan yenilgi ile çıkmıştır.savaş sonrası ülkede istikrasızlıklar başladı.ekonomik ve siyasal istikrasızlıklar sonucu  cemal Abdül  nasır’ ın liderliğinde hür subaylar hareketi ile yapılan darbe sonucu yeni bir dönem başlamıştır.

1956 de cumhurbaşkanlığına  gelen nasır   sosyalizm ile Arap milliyetçiliğini bütünleştirerek uzun yıllar iktidarda kaldı.Monarşi yönetimden darbe ile  otoriter rejime geçen mısır yönetimi 1970 nasır’ın ölümüne kadar devam etmiştir.

 nasır ın 1970 de ölümü ile yardımcısı Enver Sedat cumhurbaşkanlığına seçilerek yönünü mısır tekrar batıya dönmüştür.nasır ın  Sovyetler birliğine yakınlaşması ile sosyalizm yönündeki yönetimi Enver Sedat’la batı yönlü özellikle ABD ile yakınlaşmaya başlamıştır.Enver Sedat’ın batı yanlısı kısmen de olsa demokratik  yönetim düşüncesi ülkede istikrar sağlanmaya çalışılmıştır.on yıl süren yönetimden sonra  1981 yılında Enver Sedat ın öldürülmesi ile yardımcısı Hüsnü mübarek  cumhurbaşkanlığına seçilerek otuz yıl gibi uzun süre iktidarı elinde tuttu.

Hüsnü mübarek seçimden sonra sıkıyönetim ilan ediyor ve bütün yetkileri elinde topluyor.altı  dönem iktidarda kalan  mübarek sıkıyönetimi sürdürüyor.ordu devlet ilişkisini kullanarak  iktidarda kalmayı başarmıştır.muhaliflerine acımasızca davranarak muhalif partilerin bir sebeple seçimlere katılmalarını engelliyor. ABD’ nin en önemli müttefiki konumunda kalarak İsrail’in de en büyük müttefiki oluyor.

Hüsnü Mübarek altı dönemdir yönettiği mısır  cumhurbaşkanlığına oğlu cemal mübarek i düşündüğü dönmede  25 ocak 2011 de mısır devrimi gerçekleşiyor ve ordunun yönetime el koyması sonrası Müslüman kardeşlerin siyasi yasağının kalkması sonucu ilk demokratik seçimde  Muhammet Mursi önderliğinde adalet ve özgürlük  partisi  seçimleri kazanıyor.

Mısır hür subaylar darbesinden sonra  Muhammet Mursi  dönemine kadar  yani 1.nasır döneminden itibaren siyasal rejim olarak   totalitarizm temelinde  güçlü bir devlet başkanlığı etrafında küçük bir yönetici grubu ile  devletin bütün kademelerini kontrol ettiği ve tek bir siyasal baskı altında totaliter  yapı ile yönetilmiştir.

Demokratik bir seçimle iktidara gelen Muhammed Mursi  cumhurbaşkanlığına  seçildikten sonra hızlı bir şekilde devlet kurumlarını özellikle asker  ve muhalefet üzerinde baskı ve caydırıcı operasyonlar yapmaya başladı.Yeni parlamentonun seçimine kadar bütün yasama yetkilerini kendi üzerine aldı.Basın üzerinde  sürekli gözaltılar ile basın kurumuna karşı  tutumlar sergiledi.kendi rejimini uygulamak üzere süratle  anayasa değişikliğine gidildi.Muhalefet üzerinde kaos yaratacak tutumlar içerisinde bulunarak otoriter rejimini kurma içerisinde bulunuldu.Dolayısıyla halk üzerinde ve kurumlar içerisinde diğer taraftan yargı üzerinde  baskı ve tek taraflı yetki ile kontrol etmeye çalışmıştır. 3temmuz 2013 de Anayasa değişiklipinin geri çekilmesini isteyen halk hareketinin etkisi ile general Adülfettah sisi(Savunma bakanı)  liderliğinde gerçekleştirilen darbe ile sisi devlet başkanı olmuştur.Mısır tekrar darbe iktidarı ile karşı karşıya kalmıştır.Demokratik yollarla iktidara gelen Mursi halk,yargı ,basın ve muhalefet üzerinde baskıcı bir vesayet kurmaya çalışması aynı düşünce ve zihniyetteki  darbecilere zemin hazırlamıştır.Dolayısıyla darbeci iktidar ile Mısır’ın antidemokratik yönetimine sebep olmuştur.

Yukarıda belirtildiği gibi mısırın demokratik seçimler sonrası 2011 de Muhammet Mursi’nin iktidara gelmesi akabinde 2013 de askeri darbe ile sisinin iktidara gelmesi mısır  daha geniş anlamda Arap dünyasında demokratikleşme alanında  çok ileri gidilememiştir.siyasal katılımcılık,bireysel özgürlükler,demokratik eşitlik alanında ve yargı bağımsızlığında   mısır ve diğer Arap ülkeleri de  gelişme gösterememiştir.

Monarşi ve otoriter ve  kısmen totaliter yönetim bensinmiş olup,teknolojik,siyasal ve demokratikleşme ve yargı bağımsızlığı alanında dünya ile entegre olunamamıştır.

Siyasal iktidarın baskıcı ve tek parti ve seçkin zümre ile yönetilen ülkelere bakıldığında ekonomik,teknoloji ve bilim alanında gelişme olmamıştır.Bu tip ülkeler ülke kaynakları dış güçler tarafından kontrol edilen  ve dışa bağımlı halde kendini idame ettirmektedir.Diğer yandan ülkede hukuk ve adaletin seçkin zümrenin kontrolünde olduğunu net olarak görebiliriz.Dini inançlar kutsal kitap da ki  ilahi emirlerin dışında yorumlanarak toplumun inançları yıpratılıp seçkin siyasi iktidara yönelik yorumlarla toplum üzerinde algı oluşturularak biat ve itaat kültürü oluşturulma yönünde adımlar atılmıştır.Mursi iktidarın da bunu net olarak görebiliriz.Aynı zamanda dini inançların toplum içerisinde siyasal  otorite ile birlikte hareket eden tamamen din dışı hareket eden dini paralel yapılanmalar( dış destekli olanlar en tehlikelilerdir) ülke içerisinde illegal örgütlenmeler ile  ülkenin eğitim,ekonomik ,sosyal,hukuk  alanında gelişmesine engel oluşmuşlardır.

Mısır , Libya,Suriye,ırak  ve diğer Arap ülkeleri hukuk devletinden uzak  eğitim, ekonomik,teknolojik ve sanayi olarak dışa bağımlı yöneten seçkin zümre kurum ve kuruluşlar üzerinde itaat ve biat oluşmasını sağlayarak yönetilen halkın dış dünya ile irtibatını keserek ülke içerisinde kendi dünyalarını oluşturmuşlardır.

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Jooble Türkiye
Ordu iş ilanları
İş arama motoru
FOTO GALERİ

Anahtarınızı komşuya,kapıcıya,ustanıza veya başkasına verdiğinizde çoğaltılabileceğini biliyor muydunuz?


GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI