Bugun...
ARA GÜLER’E BİR HALLER OLMUŞ!


Zeki SARIHAN
222
 
 

Usta fotoğraf sanatçımız Ara Güler, Saray’dan gelen çağrıya uyarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarını çekmiş. Kendisinin anlattığına göre yiyip içip sohbet etmişler. Sarayda birkaç saat hoş vakit geçirmişler.

Cumhuriyet gazetesi, Ara Güler’in bu tutumunu eleştirmeye yönelik “Usta’yı ‘Ara’ ki Bulasın” başlıklı bir haber yaptı. Ertesi gün de böyle ünlü bir sanatçıyı eleştirdiği için özür diledi. 

Buraya kadarki gelişmeler normal görülebilir. Sonuçta bir fotoğraf sanatçısı aldığı davete uyarak Saray’a gitmiş ve çektiği fotoğrafları, koleksiyonuna katmış.

Fakat işin bundan sonraki kısmı Ara Güler açısından oldukça sorunlu. Sayın Güler, cumhurbaşkanının fotoğraflarını çekmesini eleştirenlere şimdiye kadar edindiği kimliğe yakışmayacak bir üslupla saldırıyor. Kendisinden özür dileyenler için “….. Aşağı Kasımpaşa” gibi bir ifadeyle çatıyor. Bunları sopadan geçirmek gerektiğini söylüyor. Erdoğan’ın daha önce Ermeni sözcüğünü “Affedersiniz”le birlikte söylemesine incinip incinmediği sorusuna ise “Ben Japon’um” yanıtını veriyor.

Ara Güler, Erdoğan’ı herhangi bir devlet başkanı gibi görerek onun fotoğrafını çekmenin kendisi için çok doğal olduğunu düşünüyor. Onunla arasına ideolojik ve siyasi ayrılık koymuyor. Bundan gurur duyduğu da anlaşılıyor.

Gülerin sözleri, yandaş medyada birinci sayfalara taşınıyor. Belli ki Erdoğan ve yandaşları solculuğu ile ünlenen bir sanatçıya daha diz çöktürmenin keyfini yaşıyor.

  Bu tartışma, bizi “Sanatçının politik tavrı” konusunu düşünmeye götürüyor. Sanatın politik bir tavrı yok mudur? Sanatçı, sanatını icra ederken bunun hangi sınıflara ve politikalara hizmet edeceğini düşünmeli midir? Bu sorular bütün ressamlar, oyuncular, edebiyatçılar, mimarlar kadar fotoğraf sanatçılarını da ilgilendirir. Kars’ta Erdoğan’ın emriyle parça parça edilen heykeli düşünelim. Melih Gökçek’in tükürmeye niyetlendiği sanat eserlerini hatırlayalım. 

Ara Güler’in içinde bulunduğu ruh halini sözcüklerinden çıkarıyoruz. Onun Cumhuriyet gazetesi için söylediği “Çoktandır yüzüne bile baktığım yok” sözü onun kopuşunun daha önce başladığını gösteriyor. Onun Cumhuriyet’in değil de başka hangi gazetelerin yüzüne baktığını bilmiyoruz. Ancak bunların muhalif gazeteler olmadığı anlaşılıyor. 

Bir insanın bütün hayatını barışa, demokrasiye, sosyalizme adaması kolay değilmiş demek. Herkes Nazım Hikmet, Abidin Dino, Yılmaz Güney, Yaşar Kemal, Tuncer Kurtiz, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Gülten Akın olamıyor…  

Usta’yı asıl şimdi “Ara” ki bulasın!





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
Jooble Türkiye
Ordu iş ilanları
İş arama motoru
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI