Bugun...
SAYGI DURUŞUNA KALKINCA


Zeki SARIHAN
222
 
 

Atatürk aramızdan ayrılalı 77 yıl oldu. Yurdun her yanında adını taşıyan meydanlar, caddeler, alanların orta yerinde heykelleri, hemen her okulun önünde büstleri, sınıflarda Gençliğe Hitabesi bulunsa da siyasi iktidar ondan hiç hoşlanmıyor. Adım adım onun varlığını azaltmak, elinden gelse yok etmek istiyor.

İlk adı yalnızca Mustafa idi. Matematik zekâsından ötürü ilkokul öğretmeni buna Kemal adını da ekledi. Dönemin bütün subayları gibi ömrünün önemli bir kısmı cephelerde geçti. Aynı zamanda toplumun başına geçerek onu yönetmeye can atıyordu. Bu fırsatı Birinci Dünya Savaşı sonunda en büyük rakibi olan Enver Paşa’nın sahneden çekilmesiyle buldu. Mütareke döneminde acele etmedi, durumu tahlil etmeye çalıştı. Padişah ve Damat Ferit Hükümeti’nden Dokuzuncu Ordu Birlikleri Müfettişliği’ni koparıp Samsun’a ayak bastığından itibaren yükseleceği mecrayı buldu. Kendi kaderini, bir milletin millî kurtuluş davasına bağladı ve uyguladığı ustaca taktiklerle bu mücadelenin önündeki engelleri yenmesini bildi ve kendisi de milletiyle birlikte yüceldi.

EN BÜYÜK ESERİ BAĞIMSIZ TÜRKİYE

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın en büyük eseri tam bağımsız bir Türkiye’dir. Tarihin derinliklerinden gelen, yüz yıllar boyunca başka milletleri yönetmiş, ancak Avrupa’nın gerisinde kaldığı için yarı sömürge durumuna düşmüş, dahası yurdu parçalanmakta olan bir millet için bu zafer, sıradan bir olay, onu yöneten kişi de sıradan bir lider değildi.

Bu olağanüstü saygınlığına dayanan Gazi Mustafa Kemal’in ikinci başarısı, Tanzimat’tan beri toplumun üst kesimlerinde yaygınlaşmakta olan modern, Avrupai yaşam tarzını hızlı hamlelere dayanarak toplumun her kesimine yayma çabasıdır. Bunun için izlediği yöntem, muhalefetin olmadığı Tek Parti ve bunun da başında kendisi olan Tek Şefliktir. Ölümünden sonra 1945’e kadar 7 yıl veya 1950’ye kadar 12 yıl daha devam eden bu dönemle birlikte Kemalizm’in 27 yıl iktidarda kaldığını söyleyebiliriz. Türkiye tarihi, resmî tarihçiler tarafından bu dönemde yeniden yazıldı. Tek Parti Dönemi dikensiz bir gül bahçesi olarak gösterildi. Milyonlarca çocuk ve delikanlı okullarda bunları adeta ezberledi.

İttihat Terakki Partisi, 1908’de Hürriyet’in önünü açan en önemli güç olduğu halde, İktidarı haydi haydi 1908-1918 yılları arasında 10 yıl sürmüştü. Onun çağdaşlaşma projesini geliştiren ve tek parti iktidarı yöntemini devralan Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1923-1950 arasındaki 27 yıllık iktidarının toplumu dönüştürme yönünde büyük bir şansa sahip olduğu anlaşılabilir.

Ancak, Kemalizm’in başarısız olduğu yanlar da vardır. AKP’nin iktidara gelişi bunun kanıtıdır. Kemalizm’in başarısızlık nedenlerinin başında, partinin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki idealizmini kaybederek seçkin zengin sınıflarının ve bürokratların partisi haline gelmesi, halk kitlelerini örgütlemediği gibi, her türlü örgütlemeyi yasaklaması, bu nedenle kendi içinde bile denetim mekanizmalarını kuramamış olmasıdır. Devletçiliğin yeni bir zenginler sınıfı yaratma çabasına dönüşmesi ve bunun faturasının da köylülere çıkarılmasıdır.

HANGİ ATATÜRK

Her dönemin Kemalizm anlayışı farklıdır. 27 Mayıs Devrimi, demokrasinin yollarını açarak ve kuvvetler ayrılığını getirerek aslında Kemalizm’in eksek kalan bir yönünü tamamlamaya çalışmıştır. Bu devrimden sonra Atatürk yeniden değerlendirilmeye alınmış, Sağ Kemalizm, sol Kemalizm diye iki kavram ortaya çıkmıştır. Attila İlhan’ın “Hangi Atatürk” kitabında savunduğu Atatürk, emperyalizmle kavgalı Atatürk’tür. Bunun karşısındaki Atatürkçülüğü ise 1970’lerde Nihat Erim, 1980’lerde Kenan Evren anlayışı temsil etti. Taha Akyol ise Atatürk’ün zaman içinde nasıl farklı politikalar uyguladığını “Ama Hangi Atatürk” kitabıyla ortaya koyuyor.

Türkiye Atatürk’ü unutamaz ve ondan esinlenmeye devam edecektir. Ama onun yöntemlerini bugün tekrar etmek mümkün de değildir, birçok bakımdan doğru da değildir. Günümüz dünya ve Türkiye koşulları bizi ezbercilikten ve taklitçilikten uzak tutmalıdır.

10 Kasım’larda ve resmi törenlerde saygı duruşuna geçtiğim zaman, Gazi Mustafa Kemal Paşa ile birlikte, Kurtuluş Savaşı’nda can veren ve bir kısmının mezar taşı bile bulunmayan adsız kahramanları düşünürüm.

Benim için Atatürk hakkında en öğretici kitap, 1923’ten ölümüne kadar Atatürk’ün yanında olan Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” kitabıdır. Benim en çok sevdiğim Atatürk fotoğrafı ise Kurtuluş Savaşı yıllarında çekilmiş kalpaklı fotoğraftır. Şimdilerde en çok tuttuğum görüşü de Türkiye’de yalnız Türklerin değil, Kürtlerin de bulunduğunu ve bunların birbirlerinin haklarına saygılı olmaları gerektiğini anlatan sözleridir





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
Jooble Türkiye
Ordu iş ilanları
İş arama motoru
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI