Ordu futboluna yıllarını veren, maddi manevi fedakârlıklarıyla Türk futbolunda ender görülen bir duruş sergileyen Şükrü Bodur’un adı artık Ordu’da kalıcı bir şekilde yaşatılmalı. Bir caddeye, spor tesisine ya da futbol kompleksine onun ismi verilerek bu şehrin vefa duygusu gösterilmeli.

Şükrü Bodur, 1990’lı yıllardan itibaren Orduspor’un içinde yer aldı. Yönetici oldu, başkan oldu, sorumluluk aldı. Mor Beyazlı forma için cebinden harcadı, zamanını verdi, emek verdi. Karşılığında makam değil, sadece başarı görmek istedi.
Bir dönem yalnız kaldı. Destek bulamadı. Yoruldu ve kenara çekildi. O süreçte Orduspor’un nasıl amatör lige kadar gerilediğini tüm şehir acı şekilde gördü.
Ancak Şükrü Bodur futboldan ve Ordu’dan vazgeçmedi. 2020’li yıllarda bu kez 52 Orduspor ile yeniden yola çıktı. Beş yıl boyunca iddialı kadrolar kurdu, mücadele etti, eleştirildi ama geri adım atmadı. Sonunda hedefe ulaşıldı ve 52 Orduspor 2. Lig’e yükseldi.

Bu başarıda en büyük paylardan biri hiç şüphesiz Başkan Şükrü Bodur’a ait. İstanbul’daki final maçının ardından siyasilerden STK temsilcilerine kadar herkes sevince ortak oldu. Ancak asıl önemli mesajı Ordu’daki kutlamalarda Şükrü Bodur verdi. Maddi destek istemedi, sadece birlik istedi. “Birlikte olalım, başaralım” dedi.
Bugün sıra Ordu’ya düşüyor.
Bu şehrin yöneticileri, iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve futbolseverleri hem kulübe sahip çıkmalı hem de yıllardır Ordu futboluna emek veren Şükrü Bodur’a vefa göstermeli.
Turnasuyu’ndaki tesisler Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne ait. O tesislere ya da şehirde uygun görülecek bir caddeye Şükrü Bodur ismi verilmesi çok anlamlı bir adım olacaktır.
Vefa, sadece kaybedince hatırlamak değildir. İnsanların değerini yaşarken bilmektir. Şükrü Bodur da bu vefayı sağlığında görmeyi fazlasıyla hak ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: