Ordu–Giresun Havalimanı’nın uçuş seferleriyle ilgili sorunları yıllardır gündemde. Özellikle Ankara uçuşlarının yetersizliği ve sefer saatlerinin dengesizliği sık sık dile getiriliyor. Bunun yanında İzmir seferlerinin artırılması ve Antalya uçuşlarının başlatılması yönünde de bölge halkından yoğun talep var.
Ancak ilginç olan şu ki, bu sorunlar her platformda konuşuluyor ama somut bir adım atılmıyor.
Ordu ve Giresun’daki siyasetçiler, konuyu zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme getiriyor. Ticaret ve sanayi odaları ile çeşitli sivil toplum kuruluşları da yazılı açıklamalar yapıyor. Yerel basında tartışmalar sürüyor. Fakat tüm bu açıklamalar çoğu zaman sözde kalıyor.
Çünkü sorunun çözüm adresi belli.
Ordu–Giresun Havalimanı’ndaki sefer planlamalarını yapan kurumlar Türk Hava Yolları ve A Jet. Yani çözümün kapısı bu iki kurumdan geçiyor. Buna rağmen yıllardır Ordu ve Giresun’dan geniş katılımlı bir heyetin bir araya gelerek bu firmaları ziyaret edip somut bir talepte bulunduğuna dair güçlü bir girişim görülmedi.
İşte asıl tartışma da burada başlıyor.
Bölgenin siyasetçileri, ticaret ve sanayi odası başkanları ve sivil toplum temsilcileri havalimanı konusunda sık sık açıklama yapıyor. Ancak kamuoyunda artık şu soru soruluyor: Eğer sorun gerçekten bu kadar önemliyse, neden hep konuşuluyor ama çözüm için doğrudan muhatapların kapısı çalınmıyor?
Ferdi açıklamaların bugüne kadar etkili olmadığı da ortada. Her kurumun ayrı ayrı konuşması yerine, Ordu ve Giresun’un ortak bir heyet oluşturarak Türk Hava Yolları ve A Jet yönetimini ziyaret etmesi daha güçlü bir adım olmaz mı?
Çünkü yapılan açıklamaları Ankara’da ya da İstanbul’da kimsenin duyduğu yok.
Belki de artık açıklama yapmak yerine kapı çalmanın zamanı gelmiştir.
Ordu ve Giresun adına konuşanlara düşen görev, yeni bir basın açıklaması yapmak değil; çözümün adresine gidip taleplerini yüz yüze iletmektir.
Siz isteyin, onlar vermesin. Ama önce gidip istemek gerekir.
Yorumlar
Kalan Karakter: