TÜRKİYE VE DARBELER
Reklam
  • Reklam
Erol KURUCU

Erol KURUCU

TÜRKİYE VE DARBELER

14 Temmuz 2017 - 16:20

Darbe dediğimizde ilk aklımıza gelen askeri isyanlar ve seçilmiş hükümetlere  karşı yapılan silahlı veya silahsız  eylemlerdir.
Darbeler  dünyadaki birçok ülkede olduğu görülmektedir.
Devlet yönetimini değiştirmek  veya rejime karşı olmaktadır.
Türk tarihindeki isyan ve darbeleri iki kısma ayırabiliriz.
1-Osmanlı dönemi isyan ve darbeler
2-Cumhuriyet dönemi isyan ve darbeler
OSMANLI DÖNEMİ DARBE VE İSYANLAR
Osmanlı dönemi darbe ve isyanlar Fatih sultan Mehmet döneminde  1446 BUÇUKTEPE İSYANI  ile başlamıştır.Son olarak 1913 BABAALİ İSYANI ile sona erer.
Osmanlı döneminde 36 padişahın 12 tanesinin isyan ve darbe ile tahtını kaybettiği görülmektedir.
İsyanların İstanbul da böylesine etkili olmasının en önemli sebebi OSMANLI devletinin merkezi ordu kurmuş olması gösterilmektedir.
Merkezi ordunun isyanlarda etkisini vurgulayan en önemli isim MACHİAVELLİ  dir.
Osmanlı daki askeri yapı kapıkulu  kuvvetlerinden oluşmaktadır.KAPIKULU kuvvetleri bir çok gruptan oluşmasına rağmen merkezi etkili  YENİÇERİ VE SİPAHİ  birlikleri birbirleri ile ilişkileri devletin tarihi seyrini hem de tepedeki hizipler arasında güç mücadelesini yansıtmıştır.
Osmanlı da darbe ve isyanla tahtan indirilen padişahlar şöyle sıralayabiliriz.
Iı.beyazıt                          ıı.mustafa                                   v.murat
Iı.osman                           ııı.ahmet                                    ıı.abdulhamit
ı.mustafa                         ııı.selim            
Sultan İbrahim               ıv.mustafa
Iv Mehmet                     sultan Abdülaziz
 
Osmanlı dönemlerinde gerçekleşen belli başlı isyan ve darbeleri de şu şekilde sıralayabiliriz.
Yeniçeri sipahi kavgası-sipahi isyanı-yemişçi hasan paşa vakası-Genç osmanın katli-sultan ibrahimin katli-esnaf isyanı-kösem sultanın öldürülmesi-çınar vakası-edirne vakası-lale devrini kapatan isyan (patrona isyanı)Kabakçı Mustafa isyanı –ııı.selimin katli-vakayi Hayriye-sultan abdulazizin öldürülmesi-
Otuz bir mart vakası-Babali baskını   dır.
OSMANLI  dönemi isyan ve darbeleri irdelediğimizde çok zaman alacağından biz Cumhuriyet dönemi darbeleri geniş anlamda inceleyeceğiz.
OSMANLI dönemi darbe ve isyanları merak edenler –Yazarları  ERHAN AFYON’CU-AHMET ÖNAL-UĞUR DEMİR  olan OSMALI İMPARATORLUNDA ASKERİ İSYANLAR VE DARBELER  adlı eserden  faydanılabilir.
Yakın tarihimizdeki yani cumhuriyet döneminden sonra gerçekleşen darbeler
cumhuriyet döneminde ;
1-27 mayıs 1960 darbesi
2-1971 muhatırası
3-12 eylül 1980
4-15 temmuz 2016 darbe girişimi(kalkışma)
Sırasıyla bu darbeleri kısaca  değinirsek;
27 mayıs 1960 darbesi gelişimine göz atalım 27 mayıs 1960 darbesi sırasında iktidar DEMOKRAT PARTİ CUMHURBAŞKANI CELAL BAYAR  dır.
Darbenin hazırlanması ve ortaya konan sebepler nelerdir?
Demokrat partinin çok partili seçime geçişin ilk iktidarı 1950 seçimlerinde 1954 seçimlerinde 1957 seçimlerin halkın büyük desteğini  alarak iktidar olmuştu.iktisadi kalkınmada ,  eğitim  ve  modernleşme alanında radikal çalışmalar yapılmıştır.İktidar tarafından Yapılan bu icraatların muhalefet ve sivil toplum tarafından dış kaynaklı ve millilikten uzak olduğu iddiası ile sert eleştiriler yapılmaktadır.
Özellikle muhalefetin iktidarın antidemoktratik davrandığı toplum üzerinde baskı  oluşturduğu saiki  ve halka inmemesi  gerekçesi ile muhalefet tutumunu sertleşmiştir.
Demokrat partinin bu algı karşısında 12 nisan 1960 günü DP grubunun yayınladığı bildiri ile CHP nin silahlı ve tertipli  ayaklanmalar hazırlamakta olduğunu bununla ilgili mecliste bir tahkikat komisyonu kurulması yönünde karar alınması yönünde açıklanıyordu.İNÖNÜN meclisteki konuşmasında  KOMİSYONUN  TBMM üstünde bir baskı düzeni getireceğini ve bu durumun kendileri dışında  kaynaklanacak bir ihtilalın yani darbenin oluşmasına yol açacağını ifade etmiştir.Ünlü olan şu cümlelerini eklemiştir. BU DEMOKRATİK REJİM İSTİKAMETİNDEN AYRILIP BASKI REJİMİ HALİNE GÖTÜRMEK  TEHLİKELİ BİR ŞEYDİR.BU YOLDA DEVAM EDERSENİZ BENDE SİZİ KURTARAMAM VE ŞARTLAR OLDUĞU ZAMAN MİLLETLER İÇİN İHTİLAL MEŞRU BİR HAKTIR.
Meclis tarafından oluşturulan  tahkikat komisyonu kurulur ve görevine başlar.Tahkikatın gizli olmasını ve komisyon kararlarını açıklayanlara 1-3 ağır hapis cezası çaptırılması yönünde alınan karar muhalefeti daha da kızdırmıştır.
İNÖNÜYE bir konuşmasından dolayı meclis 12 oturum meclise katılmama  cezası verdi.
Bunun akabinde 28 nisan da İstanbul üniversitesinde öğrencilerin gösteri yapması aynı anda Ankara üniversitesi siyasal bilgiler ve hukuk fakültelerinin gösteri yapması  21 mayıs  da harp okulu öğrencilerinin yürüyüş yapmaları bunun akabinde hükümet  tarafından harp okulunu tatile göndermek olmuştur.
Böylece 27 mayıs 1960 darbesine gelindi.
Milli birlik komitesi adı altında  çoğu genç subaylardan oluşan bir cunta darbeyi yaparak 27 mayıs sabahı Albay Alparslan TÜRKEŞ in darbe bildirisini okumasıyla TÜRK halkı  darbeden haberdar oldu.
Yapılan darbe ile Milli birlik komitesi 38 üyeden oluşan ve Komitenin başına CEMAL GÜRSEL’in getirilmesi ile antidemokratik  cuntacı yönetim idareyi ele almıştır.
Darbeci cuntanın kurmuş olduğu milli birlik komitesi ivedi olarak yassı adada kurulan yüksek adalet divanı  ile tutuklanaların yargılanmasına başlanmıştır.Yapılan yargılama sonrası ki darbeci cunta kontrolündeki  mahkeme on dört idam kararı vermiştir.
Başbakan ADNAN MENDERES,Maliye Bakanı  HASAN POLATKAN,Dış işleri Bakanı  FATİN RÜŞTÜ ZORLU MBK onayı ile idam edilerek şehit edilmişlerdir.Celal BAYAR  yaşı dolayısıyla idamı hapse çevrilmiştir.
Cumhuriyet tarihimizde kara bir leke olarak asırlardır hafızamızda yerini  almaya devam edecektir.
Her ne kadar darbe içerisinde birlik olduğu görülse bile DARBE İÇERİSİNDE DARBE ile karşı karşıya kalınmıştı.
MBK içerisindeki köktenciler muhalefete rağmen ekim içerisinde daha da iddialı  bir plan uygulamaya başladılar TÜRKEŞ tarafından  telkin edilen bu plan  ile bir çok kuruma el konulacak ve böylelikle  kültürel yaşımda totaliter  bir nüfuz tesisi edilecekti.
MBK başkanı daha ılımlı ve halk tarafından güvenilen birisi olduğundan  bu plana müsaade etmeyerek anı bir kararla  13 kasım 1962 de MBK dağıtıldığını  ve aralarında TÜRKEŞİNDE BULUNDUĞU 14 ler olarak bilinen  köktencileri dışarıda bırakarak Yeni bir MBK kurulduğunu duyurdu.14 ler yurt dışındaki elçiliklere TÜRKEŞ’de YENİ DALHİ askeri ateşe olarak gönderildi.
Darbe içinde darbe girişimi sadece bu değildi .22 şubat 1962 ve 21 mayıs 1963 te iki kez  darbe girişiminde bulunan HARP OKULU KOMUTANI TELAT AYDEMİR  ilkinde af edilirken  ikincisinde idam edilmiştir.
Şöyle bir sonuç çıkarabiliriz;En kötü parlamenter demokratik yönetim  en iyi otoriter veya totaliter yönetimden iyidir.
MBK  ekim 1960 da yapılan tasfiye ,iktidardakilerin parlamenter demokrasiye dönüşten yana oldukları nı açıkça gösteriyorlardı.1963 ten itibaren  normalleşme yönünde adımlar atılarak ekim 1965 demokratik seçim yapılarak AP iktidar oldu.
Merak edenler Erık jan zürcher  Modernleşen Türkiye’nin tarihi adlı eserinden ve Sina AKŞİN’ in KISA TÜRKİYE TARİHİ adlı eserinde her iki tarafında analiz edecek sekil de yararlanılabilir.
12 MART 1971 ASKERİ MUHTIRASI
Amerikan altıncı filosunun temmuz 1968 de ve şubat 1969 da gelişleri sırasında polis ve askerli şiddetli çatışmalar  gerçekleşmiş ölenler olmuştu.
Bombalı saldırılar soygunlar ve adam kaçırmalar oluyordu.1969-1970 yıllarında militan sağ ve militan sol şiddetli ve baskın hale geliyorlardı.Demirel hükümeti zayıflamış olaylara müdahale yetersiz kalmaktaydı.üniversite kampuslarında ve sokaklardaki eylemlere karşı direnç elde edemiyordu.Mali ve toplumsal yasalar meclisten çıkmıyordu.
12 MART 1971 de genel kurmay başkanı başbakana  silahlı kuvvetlerin muhtırasını verdi.Muhtıra anarşiyi sona erdirebilecek  ve reformları Atatürkçü bir görüşle uygulayacak güçlü inandırıcı demokratik  bir hükümetin kurulmasını istiyordu.
Muhtıraya siyasetçilerin ilk tepkisi olumsuz olmuştu.Demirel istifa etmiş İnönü ordunun siyasete burnunu sokmamasını istemiş ve şiddetle kınamıştı.
1972 DEN itibaren demokratik normalleşmeye geçilmiş fakat  seçimlerde mecliste hükümet kurma çoğunluğu sağlayan bir parti olmadığından 1980 e kadar koalisyon hükümetleri ile gelinmiştir.Burada şunu belirtmeliyiz.Her ne kadar  1963 Türkiye’nin AET(AB)ye tam üyelik başvurusundan itibaren devam eden süreç 1971 den 1982 ye kadar kesintiye uğramıştır.1983 de tekrar AB süreci AB parlamentosu tarafından süreç tekrar işletilmeye başlamıştır.
Sağ ve sol sokak eylemleri şiddet üst seviye yer almıştır. Ekonomik dar boğaz siyasi liderlerde  halkın sosyo- ekonomik iyileştirmeleri yönünde ve anarşist davranışlara karşı ciddi tutum sergilememeleri  ülkeyi 12 eylül  1980 getirmiştir.
12 mart 1971 muhtırası ile ilgili belgesel niteliğinde bir kitap olan M.Ali Birand,Can Dündar Bülent Çaplı’nın 12 mart ihtilalin pençesinde demokrasi adlı eserden de faydalanılabilir.
12 EYLÜL 1980
12 EYLÜL 1980 SAAT 4,30 cunta adına okunan ilk bildiri silahlı kuvvetler  devletin organlarını işlemediği için  ülke yönetimin el koyduğunu ilan ediyordu.Ayrıca parlamentonun dağıtıldığını bakanlar kurulunun görevine son verildiğini meclis üyelerinin dokunulmazlıkların kaldırıldığını bildiriyordu.
Ardından bütün siyasi partilerin ve köktenci iki sendikanın (disk-misk)faaliyetleri durduruldu.
Alparslan Türkeş hariç  siyasi parti liderleri tutuklandı.Alparslan Türkeş daha sonra teslim oldu.
Cunta darbe girişimini iç hizmetler kanuna dayanarak cumhuriyeti koruma görevine temas ederek  darbe girişimini meşrulaştırıyordu.
Cumhuriyeti  koruyup kollanma görevi TBMM dir.M.KEMAL  ATATÜRK Cumhuriyetin ilanı ile bu görev Türk Milletinindir.
Darbeyi Türk silahlı kuvvetler adına emir komuta zinciri içerisinde  Genel kurmay başkanı KENAN  EVREN VE  KUVVET KOMUTANLARI  gerçekleştirmiştir.
14 eylül 1980 de KENAN EVREN  resmen devlet başkanı oldu.Bütün yetkiler Kenan Evren başkanlığında MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ elinde toplanarak TBMM kapatılmış millet iradesi artık yok sayılmıştır.Cumhuriyet değerleri ,demokrasi anlayışı artık bir zümrenin emir komutasına geçmiştir.İlk olarak Emekli amiral Bülent ulusu  yönetiminde 27 üyeli  bir bakanlar kurulu atandı.
Darbe sonarsı antidemokratik tutuklamalar işkenceler siyasi yasaklar ,Siyasal konuların tartışılması yasaklandı eski siyasetçilerin  siyasette yer almayacağı yönünde bildiriler yayınlandı.siyasi partiler tamamen kapatıldı.Darbeyi izleyen iki yıl boyunca  yaklaşık 3600 idam cezası istendi bunlardan 20 infaz edildi.Otoriter bir rejimle ülke yönetilmeye başlandı.
Milli güvenlik konseyi tarafından atanan 160 üyeli danışma meclisi Profesör ORHAN ALDIKAÇTI başkanlığında  15 anayasa komisyonu seçerek 17 temmuz 1982 de ilk anayasa taslağı hazırlandı.Tarihimize ikince kez bir darbe anayasası olarak yer aldı.OHAL içerisinde ve baskıcı bir otoriter rejimle anti demoktratik  uygulamalarla  7 kasım 1982 de halk oylamasına sunuldu.%91,4 ile evet oyu ile darbe anayasası kabul edilmiş oldu.
Anayasanın kabulünden sonra KENAN EVREN Cumhurbaşkanlığına getirilmiştir.
Demokrasiye yeniden geçiş 1983 haziranından itibaren siyasi partiler kurulmaya başlanması ile hayata geçirilmiştir.1987 Siyasi yasakların Millet tarafından  kaldırılması ise demokrasinin işletilmesinde önemli yer almıştır.
1983 yılı haziran ayında kurulan demokratikleşme ve sosyo -ekonomik gelişme alanında batı yanlısı Tutumu ile bir devre adını yazdıran rahmetle andığımız TURGUT ÖZAL ın ANAVATAN PARTİSİ seçimlerden %45 oy alarak hükümeti kurmuştur.Ülke bir kısım eksiklere rağmen hızla demokratikleşme ve iktisadi  alanda gelişmeler göstermeye başlamıştır.Dünya ile entegre olma yolunda önemli adımlar atılmıştır.Türkiye’nin dünya ülkeleri arasında  M.Kemal ATATÜRK’ TEN  sonra ikinci kez itibarı yükselmiştir.
Türkiye’nin demokrasi anlamında  tarihte dönüm noktaları olmuştur.1946 çok partili demokrasiye geçiş,1950 Rahmetli  ADNAN MENDERES’in 1950-1955   ekonomik , demokratik atılım dönemi yine1965-1969 Rahmetli  Süleyman DEMİREL  DP hükümeti ülke yine iktisadi ve batı demokrasisi yanlısı tutumu ile ülkenin gelişmesinde önemli yeri vardır. 1974 Rahmetli BÜLENT ECEVİT ve Rahmetli NECMETTİN ERBAKAN’ın Koalisyon hükümeti döneminde   KIBRIS BARIŞ HAREKETİ ile  dünya üzerinde TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN  gücünün kabul edilmesi;demokrasi  ve barışı  dünyaya ilan etmesidir.
NOT:1.Solun uç marjinal partisi CHP  ve Sağın uç marjinal  Partisi MSP bu iki partinin oluşturduğu koalisyon hükümeti demokratik parlamenter sistem ile TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN  Kıbrıs barış hareketi ile Ülke ve millet  davasın da nasıl bir araya geldiklerinin en güzel örneğidir.
NOT:2.Ders Müfredatlarımızda  FATİH SULTAMN MEHMET  tarafından İSTANBUL’un alınması,ÇANAKKALE ZAFERİ,M.KEMAL  ATATÜRK ve silah arkadaşları ile  Milletin  zaferi Olan KUTULUŞ SAVAŞI  ile darbeler çok daha yer almalıdır.
15 TEMMUZ 2016 DARBE GİRİŞİMİ(KALKIŞMA)
Buraya kadar genel hatları ile  darbelerin ülke üzerindeki yıkıcı ve tahrip edici  durumunu gördük.
Demokrasinin ve  millet iradesinin vuku bulduğu TBMM nin içerisinden çıkan hükümetlerin  demokratik,ekonomik,sosyal kalkınmada ne kadar önemli olduğunu  görmüş olduk.
Bir kez daha tekrarlamak gerekirse.1920-1938 M.KEMAL ATATÜRK ,1950-1955 ADNAN MENDERES,1965-1969 SÜLEYMAN DEMİREL,1983-1988 TURGÜT ÖZAL,1996-1998-NECMETTİN ERBAKAN,2002-2007 R.TAYİP ERDOĞAN
Demokrasilerin sekteye uğraması millet üzerinde ekonomik ve sosyal çöküntüler oluşmasına sebebiyet vermiştir.
Dünyanın 21.yy yaşadığı  bilim ve teknolojinin geliştiği süreç de  Türkiye’nin çağdışı ve milletine haince bir tutum içerisinde darbe teşebbüsünde bulunulması tamamen akıl dışıdır.
15 temmuz 2016 da ne oldu?
 Dış destekli  bir grup silahlı kuvvet mensupları ile ortaklaşa gerçekleştiren bir terör grubu paralel devlet yapılanması(PDY) Kİ bir cemaat yapılanması TBMM’ne,  meşru bir hükümete ve halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanına karşı girişilen bir darbe girişimidir.Daha genelleme ile millete karşı girişilen bir darbe kalkışması olmuştur.
Darbe girişimine karşı halkın direnmesi   Halkın demokrasi bilincinin en üst seviyede olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
1960  darbesi 1971 muhtırası 1980 darbesi olsun halkın bu bilinçte bir direnmesi söz konusu olmamıştır.
 Demokrasinin ve halk iradesinin tecelli ettiği Meclisin bombalanması,  halka silah sıkılması  cumhurbaşkanına karşı girişilen eylem bir terör örgütü ile silahlı kuvvetlerin içerisinde çok cılız bir grubun haince darbe girişimi halk tarafından geri püskürtülmüştür.
Halkın darbe girişimine karşı sokağa çıkması ile iki yüz kırk dokuz  şehit ve ikibinin üzerindeki kişi gazi olmuştur.
 Başta Çanakkale savaşında ,Kurtuluş  savaşında Milli Mücadeledeki şehitlerimiz,1960 darbesi ile şehit edilen  Başbakan ve bakanları ve 15 temmuz şehitlerini ,TÜRK MİLLETİ VE VATANI, BAYRAGI İÇİN  ŞEHİT OLAN TÜM  şehitlerimizi  ALLAH rahmet etsin.
15 temmuz da ne oldu?Sorusunun cevabını  Saygı ÖZTÜRK-KOD ADI MÜRTED,Mete YARAR-DARBENİN KAYIP SAATLERİ,Hande FIRAT-24 SAAT 15 TEMMUZUN KAMERA ARKASI adlı eserlerinde detaylı bir şekilde incelenmiştir.

Son Yazılar